15 Şubat 2010 Pazartesi

Ester ve Yuri


Bu hikaye, annemin bize çocukluğumuzdan bu yana defalarca anlattığı, çocukken beni çok etkileyen gerçek bir anıdır.

Annem, üniversiteyi okumak için İstanbul'a geldiğinde, Nişantaşı'nda Yahudi bir hanımın evinde pansiyoner olarak kalmaya başlar. Çok kendine has bir hanımdır Ester.
Hiç evlenmemiş, yapayalnız bir hayat sürmektedir. Arasıra arkadaşlarının evine konken oynamaya gitmek dışında çoğunlukla bireysel bir yaşam sürmektedir. O yıllarda 70 yaşlarındadır. Annem çok geçmeden öğrenir ki, Ester'i hayata bağlayan tek şey 20 yaşındayken büyük bir aşk yaşadığı, ancak Ermeni olduğu için ailelerinin evlenmesine izin vermediği Yuri'den aldığı mektuplardır. Yuri ve ailesi yıllar önce İtalya'ya yerleşmiştir. Ancak tam 50 senedir Ester ile mektuplaşmayı sürdürmüşler, aşklarını devam ettirmişlerdir.

Annemse, gelen mektupları Ester'den önce posta kutusunda yakalayıp, mektubu verme karşılığında, Ester'den çeşitli taleplerde bulunan yaramaz bir genç kız modunda takılmaktadır.

Annem bir akşam eve geldiğinde, Ester'i evde ağlarken görür. Ester ağlayarak anneme anlatmaya başlar, meğerse Yuri hastalanmış ve gözleri kör olmuştur, bu mektubu ise Yuri'nin karısı yazmıştır. Burada asıl ilginç olan kısım başlıyor: o günden sonra mektuplar kesilmez, mektupları Yuri yerine onun karısı yazmaya devam eder ve Ester'e haber verir. Ta ki bir gün

Yuri ölene kadar...

Çok etkileyici ve inanılmaz bir aşk değil mi?

5 yorum:

Dışavurum dedi ki...

İnanılmaz hakikaten , çok çok çok güzel ...

nesobaby dedi ki...

ay tüylerim diken diken olduuu ! Gerçek bir aşkmış karısı da ne kadar anlayışlıymış

Berrak dedi ki...

Evet çok acayip, bu zamanda böyle bir aşk gerçekten imkansız gibi

Disavurum dedi ki...

Bir de Yuri'nin karisi olma durumu var. Ayni yurekli davranisi gosterebilir miydim bilmiyorum.Yuri bu hikayede en sansli kisi mi acaba? Eski sevgilisi sadik ; karisi anlayisli ...

Bero dedi ki...

Evet en şanslı, en azından kendine 2.bir yaşam kurabilmiş ve ilk yaşamına da devam edebilmiş.