
Yeni yeni büyümeye başladığım ve annemle gezdiğimiz günlerin birinde bir kadın ile karşılaşmıştık.
Annem ve kadın birbirine sarılmış ve hararetli bir sohbete girmişlerdi. Onlar ayrıldıktan sonra, annem, bu kadının üniversitede yakın arkadaşı olduğunu, aynı arkadaş grubu içinde yer aldıklarını, beraber gezdiklerini anlatmıştı. Yıllardır görüşmediklerini, bağlantılarının koptuğunu da eklemişti.
O zaman bu olayı çok yadırgamış, "annem de çok vefasızmış, insan hiç arkadaşlarıyla kopar mı, ben böyle yapmayacağım, ilişkilerimi sürdüreceğim" demiştim.
Aradan yıllar geçti, okul yaşamımda güzel dostluklarım oldu. Dostlarımın yanısıra aynı ortamda bulunduğum arkadaşlarım da oldu, her cuma okul çıkışında beraber "Pano" ya gittiğim, koyu sohbetlerin döndüğü, hep görüşeceğimi sandığım arkadaşlarım.
Gün geldi iş yaşamlarımız başladı, evlilikler başladı, hatta çocuklar doğdu ve ben bir baktım ki "arkadaş" larımla bilinçli olarak artık görüşmez veya çok az görüşür olmuşum.
Sanıyordum ki tüm hayatlarımız birlikte geçecek, hep birlikte gezeceğiz. Ama gerçek dünya böyle değilmiş, öğrendim.
Gerçi devir değişti, artık Facebook var, istesek de kopmak çok zor ama paylaşımlar azaldı, ortak zamanlar yaratmak imkansızlaştı.
Vakit ayırılması gereken konular arttı ve ben farkına vara vara, bu arkadaşlarımdan uzaklaştığımı farkederek uzaklaştım, pişman değilim çünkü tüm ilişkileri taşıyacak gücüm yok, çünkü yıllar geçtikçe farklı çevrelerde yeni ilişkilerim de oluyor.
"Dost" dediklerim halen hayatımda yer alıyor ve biliyorum ki kopmayacağız, çünkü bir eleme yapmışım kafamda ve geri kalanlara ayıracak zamanım hep var.
Bugün, hayali kadehimi dostluğa kaldırıyorum.