27 Ocak 2010 Çarşamba

Ne Yazık ki : Farkındalık


Bir arkadaşım son dönemde bir kursa gitmeye başladı.

Kursta, eğitmen yukarıdaki resmi göstermiş (belki daha önce görmüşsünüzdür, tanıdık bir resim aslında) ve resimdeki adamı bulmalarını istemiş.
Resme ilk bakışta kimse adamı bulamamış, ancak bir süre inceledikten sonra farketmişler. İlk bulan (benim dikkatli arkadaşım) "ahaa bakın orada" diyerek adamın yerini göstermiş.
O andan itibaren resme yeniden bakar bakmaz hepsi ilk o adamı görmüş ve adamı görmeden resme bakamaz olmuşlar.
Sonra eğitmen, bu noktadaki dersi vermiş: Farkındalık budur işte. Bir şeyin farkına varmadan önce, normal yaşamınızı sürdürürsünüz ama bir kez farkına vardınız mı asla geriye dönemez, unutamazsınız.
Çok ilginç değil mi? Bu hikayeyi duyunca birden aklıma eski bir hocam geldi. O da sınıftaki tembel ama gülüp oynayan öğrencilerine kızınca "sizi gidi mutlu aptallar" derdi. O zamandan beri kafama kazınmıştır, aptal olan mutludur diye ya da az bilen iyi uyur...
Farkında olmak iyi mi kötü mü buna tam karar veremedim işte...

3 yorum:

Dışavurum dedi ki...

Çok güzelmiş bu Berrak .Kurs ne üzerine ?
Mutlu olmak iyi , gerisi boş desem , hem ben de felsefik olmuş olurum :)

Berrak dedi ki...

Kurs aslında kilo vermek üzerine :)ama bence anlatılanlara göre hayatımızın bir çok aşamasında faydalanabileceğimiz türden :)

nesobaby dedi ki...

Farkına vardığın şeye bağlı olarak bence iyi de olabilir kötü de ama ben farkında olmayı tercih ederim beni üzse de her işte bir hayır vardır diye düşünürüm kendimi avuturum :))