3 Kasım 2009 Salı

Çocuklar ve Ben


Hayatımın hiçbir döneminde bebekler ve küçük çocuklarla yakın bir ilişkim olamadı. Nedenini bilemiyorum ama ben bir çocuğu çok sevsem de o bana çok yaklaşmazdı. Ben de bir süre sonra o çocukla ilgilenmemeye başlardım. Belki de "yaşasın çocuklar" diyen biri değilim ben ve çocuklar bunu hissediyor.


Şu anda ise 5 aylık hamileyim ve her şey yolunda giderse küçük bir erkek bebeğim olacak.
Düşündükçe bile heyecanlanıyorum son günlerde. Dünyada hiçbir çocuk bana bayılmamış olsa da benim küçük oğlum bana bayılacak, en azından büyüyene kadar...


Bugün detaylı ultrasona girdik ve küçük canlının organlarına, bedenine, kalbine, beynine hep birlikte baktık. Nasıl da büyümeye çalıştığını düşününce o kadar şaşırıyorum ki, inanasım gelmiyor, gerçek bir mucize.


Bunca zaman meğerse hamilelik süreciyle, bebeklerle hiç ilgilenmemişim, sanki bu dünyada tek benim başıma gelen birşeymiş gibi şaşıp duruyorum.


İnternet zaten dipsiz bir deniz, doğum videolarına bakıyorum ara ara, dehşete düşüyorum. Bazen bir kaç yazı okuyorum bilgi sahibi olayım diye. Ama bunların hepsinin yanısıra aslında bu devirdeki bir çok anne adayına göre çok daha az araştırıyorum. Bana kalsa lıkır lıkır kahvemi de içerim, saçımı da boyatır dururum. Şu toplum baskısı var ya, işte o fena bir şey :)


Valla en rahatı annem, saçımı boyatmamama inanamıyor (1 defa boyattım bu arada), ananemse sürekli önüme demli demli çaylar koyuyor. "Aaaa içmemek lazım, ben almiyim" dedikçe de anlamıyor ve "deli misin, ne var ben 2 tane doğurdum bir elimde çay, bir elimde sigara ile" diyor. Bu arada da seyahate gitme girişiminde bulunsam "ölümü cenazemi gör" tadında korku cümleleri savuruyor bu kişiler. Ben anlamadım bu işin doğrusu ne, neyse vazgeçtim en iyisi bu sürecin tadını çıkarayım...



2 yorum:

Eliza Doolittle dedi ki...

:) Bu surecin tadini cikarayim bitirisi super..Aynen de oyle yapmali...Icinden geldigi gibi..

Berrak dedi ki...

Başka çok da bir şansım yok Eliza, istesem de üzülemiyorum, bir coşku bir coşku :)