6 Eylül 2010 Pazartesi

Sular Seller Gibi Ezberlerim


Bu aralar Merkür'ün etkisinden midir nedir, saçma sapan şeyler yaşıyorum. Bir yandan da eski günlere gidip geliyorum, o da Merkür'ün etkisinden olabilir mi :)
Öğrencilik yıllarımda nasıl olduğum aklıma geldi geçende, daha doğrusu kalabalık bir ortamda konuşurken, birden Varna Savaşı gündeme geldi ( ne alaka demeyin, konu konuyu açtı, o esnada biri de "aaa Varna Savaşı olmuştu o bölgede" dedi)

O esnada farkettim ki, Tarih demek, ezber demekmiş benim için.

Eğitim sistemi nasıl bir saçmalıkmış ve ben nasıl bir ezberciymişim. Hatırlıyorum, tarih sınavlarından önce oturur, önemli satırların altını çize çize, tekrarlaya tekrarlaya ezberlerdim. Ezberleyemeceğim kısımlar için de kopya yazardım, sinsince bakardı sınavda :)

Tabi sınav biter bitmez hemencecik unutuverirdim, bu arada Tarih notlarım da gayet iyiydi.

Ama sorsanız ne hatırlıyorsun diye: Neredeyse hiçbir şey diyebilirim.

Mesela tarih hocamız sınavda şunu sorardı: "Erzurum Kongresi'nin maddelerini yazın".

Burdan kendisini sevgiyle anıyorum da böyle soru mu???

Böyle soru sorulunca ya kopya çekersin, ya ezbere yazarsın ama bütün resmi göremezsin, hiçbir şey anlamazsın.

Sadece Tarih'i değil, ezberlenecek ne varsa hepsini ezberlerdim. Mesela Coğrafya, mesela Vatandaşlık Bilgisi, mesela Milli Güvenlik.

Bu benim suçum değildi, öğrencileri ezbere iten düzenin suçuydu.

Sonuçta ne oldu?? Ben Tarih'den nefret ettim, oysa şimdi boşluklarımı İlber Ortaylı, Turgut Özakman vs. okuyarak doldurmaya çalışıyorum ama nafile.

Oysa okul yıllarında büyük dünya resmini belletselerdi ya bize. Hikayelerle süsleyerek anlatsalar, neden-sonuç ilişkilerini anlamamızı sağlasalar ne olur?

Yok ama; biz; düşünme, sentez yapma, sonuç bulma nesli olarak yetişmedik. Ezbere dayalı öğrenim sisteminin parçası gençler olarak büyüdük. Gerçi haksızlık da etmemeyim, çok farklı hocalarımız da vardı, hatta burada M.Abhudaram'ı sevgiyle anıyorum, bize derdi ki "Ezbere bilmek, bilmek değildir." Kendisi Fransız Edebiyatı anlatırdı.

Diğer yandan içimden bir başka ses de şunu diyor: Zaten o yıllarda aklımız o kadar havadaydı ki, hoca derste hikayeler anlatsa sanki dinleyecektik, hepimiz kendi hikayemizi yaşıyorduk o dönemde, kafalar binbeşyüz.

Neyse sonuçta ben bu işlerden anlamam dedim ve mühendis oluverdim.

6 yorum:

Aslı dedi ki...

Aynen senin gibiydim, 8 alırdım sınavdan ama çıkışta sor, ne yazdığımı bile hatırlamazdım. Eee yeni ezberler için hafızayı temiz tutmak lazımdı tabii :)

Merkürden kardeş, eski mektuplar, fotoğraflar çıkıyor karşıma, alakasız yerde alakasız anılar geliyor aklıma. Merkür geriliyor, ben geriliyorum :)

Bero dedi ki...

Ben korkuyorum bu Merkür'den.
Neyse 12 Eylül'de bitecekmiş bu gerileme. İşin pis tarafı bayramda yolculuktayız, bu gerileme esnasında yolculuk yapmak akıl işi değil de oldu bir kere.
Senin mektubu da okudum, çok doğal bir dostluk, herkesin başına:)

Aslı dedi ki...

Yolculukta sorun yok sadece biletin tarihini saatini falan kontrol etmek gerek. Tatil olması iyi, yavaşlama zamanı merkür. Ben de korkuyorum valla zira yavaşlayamıyoruz ki bu hayatta bir türlü :)
Dostluk gerçekten başka, bana bugün mektubu okuyup, artık arkadaş falan değilsin, sen ailesin demiş, iyice duygulandım :) Herkesin başına gerçekten...
Sana güzel bir tatil diliyorum şimdiden.

nesobaby dedi ki...

Görselli eğitim olsa mesela videoları olsa ya da tarihi yerlere götürüp anlatsalar bence çok daha severek ve akılda kalıcı bir eğitim olur. Ben de tarihi konuları filmleri kitapları hikayeleri ve mekanları çok severim ama bilmem neyin tarihi ve maddeleri gibi ezberleri hiç sevmezdim :)

minimalist dedi ki...

ezberci sistem maalesef hala devam ediyor...Tarih meselesine gelince nedense son yıllarda insanların ilgisi arttı biraz geç keşfettik ya da sevdirildik de denebilir...

Bero dedi ki...

minimalist, evet doğru diyosun, cidden tarihe ilgimiz arttı. Basit kitaplar sayesinde olsa gerek