8 Haziran 2010 Salı

Çocuk Oyuncağı Bir Hayat


Kızla çocuk üniversite yıllarında arkadaştılar, beraber okudukları 4 yıl boyunca gülüp eğlenmiş, farklı kişilerle çıkmış, ilişkilerinde arkadaşlık çizgisini hiç aşmamışlardı.

Çocuk biraz tuhaf biriydi, genelde çevresi ile dalga geçer, bunu açıkça belli eder, pek kimselerle samimiyet kurmazdı, kısacası çok sevilmezdi ama bir yandan da komik biriydi.

Okul bittikten sonra aniden ortadan kayboldu, yurtdışına gittiği duyuldu ama kimse bilmedi ne iş yapıyor, nerede yaşıyor. Herkeslerle ilişkisini tümden koparttı.

Kız da senelerce haber almadı çocuktan. Arada dost sohbetlerinde kendisini ve sivriliklerini anıp kah güldük, kah kızdık, çoğunlukla da unuttuk.

Aradan geçen 6 senenin sonunda aniden çocuk kız ile bağlantı kurdu. Artık çok uzak bir ülkede yaşıyor ve Türkiye'ye sadece tatillerde geliyordu. Bu tatillerin birinde kızla buluştular, bir yemek yediler, sohbet ettiler. Kız şaşırmıştı çünkü cimriliği ile meşhur bu çocuk kızın yemeğini ısmarlamıştı. Tabi ki çocuğu halen "sadece arkadaşı" olarak görüyordu.

Bu yemek sonrasındaki günlerde çocuk yaşadığı ülkeye döndü ve kız ile yeniden aralarına mesafe girdi.

Aylar sonra, kız da işi gereği aynı ülkenin farklı bir şehrine yerleşme kararı aldı, bu kararı kankası olan çocuğa söyledi. Kızın taşınmasının ertesi haftasonu çocuk onu ziyarete geldi.

İlk gün gezip dolaştılar, sıradan şeyler konuşup, sıradan ama eğlenceli bir gün geçirdiler.

İkinci gün çocuk ağzındaki baklayı çıkardı: oraya kadar boşuna gitmemişti.

Düşünmüş taşınmıştı, yaşını başını almış artık evlenme çağı gelmişti. Evlenmek için, senelerdir tanıdığı, geçmişini bildiği, gurbetteki kaderleri ortak bu kızdan daha iyisini bulamazdı. Kısacası kıza evlenme teklifi etti ve kızın da en kısa sürede bir cevap vermesini istedi.

Kız şoktaydı, nasıl yani kankası olan ve 6 sene görmediği bu çocuk birden karşısına çıkıyor ve evlilik gibi ciddi bir konuda karar almasını bekliyordu. Üstelik de teklifini kabul etmezse arkadaşlığınıda keseceğini iddia ediyordu.

Evlilik, aşık olduğun kişi ile bir yeterince zorken, zorlama ve gerekliliklerle mantık çerçevesinde yapılacak bir anlaşma mıdır? Hayat bu kadar basit midir? gibi sorular geldi aklıma bu olayı dinleyince.
Her ne kadar arkadaş olarak yola çıkmış bile olsalar, birbirlerini farklı açıdan bir tanısalar belki aşk noktasına ulaşabilir ve evlenme kararı alabilirler, buna açığım.

Ama evliliğin bu kadar baside indirgenmesine ne yazık ki hiç ama hiç açık değilim.

7 yorum:

Sanat Notları dedi ki...

Yazını okurken acaba kendi evlilik hikayenden mi bahsediyorsun diye düşünüyordum ki bitişibeni hayal kırıklığına uğrattı:)) Romantik bir giriş ve gelişmeden sonra beklenmedik bir son oldu.
İnanırmısın benim çevremde lisedeki arkadaşıyla yıllarca görüşmeyip birara rastlaşıp evlenen çok var,
tabii senin parmak bastığın nokta farklı, çocuk biraz zaman verseydi belki alevlenirdi kim bilir, gerçekten öncesini bildiğin biri ideal olabilir some how:))

disavurum dedi ki...

Ay bence evlensinler , üç günlük dünya (evet basite indirgedim :)) İçime doğdu , tanımasam da mutlu olacaklar bence.
Beroo sonucu da paylaş bizimle olur mu ?
Hatta yıllar sonra bu post'a bi gönderme yap , sonları ne oldu diye...

nesobaby dedi ki...

:) Seda'ya bak tatilden bile yetişiyor :))))
Ben de bir anda hikaye bitince şaşırdım böyle bir ağız tadıyla keyfile merakla okuyordum. Noldu sonları söyle lütfen :)) Bence hiç sorun değil belki biraz da birbirlerine o şekilde bakıp birbirlerini sevebilirler. Çok büyük aşklalarla başlasa da evlilik bir süre sonra aşk bitiyor sevgi kalıyor. Belki bunlarınki sonradan aşka dönüşür :))

minimalist dedi ki...

ben de evlendiler diyeceksin hatta bugün de evlilik yıldönümleri falan diyeceksin sandım :)) ama

ben de senin gibi düşünüyorum.

Bero dedi ki...

Arkadaşlar, hikayenin sonu biraz yavan kaldı farkındayım, o esnada bebek uyandı ve apar topar bitireyim de sonra yazamam diye düşündüm :=)

nesobaby dedi ki...

hahahahah :D süpersin Bero mi :) sen ve bebişin :) kıyamam ya

O.K.A.- MAVİ TUTKU dedi ki...

Bende şu an sizin başınıza gelen bişey sandım,az daha o anlamda yazacaktım.:)

Evlilik,aşk..saatlerce yazabilirim ama yazmayacağım tabiki..Hem çok uzun hem çok derin bir konu bildiğiniz gibi.

Evlilik gerçekten o kadar basit değil..tutkulu bir aşkla bile ömür boyu tadında yaşayamayan yüzüne gözüne bulaştıran o kadar çokki..mantıkla yapılan da zaten çok yavan olur, tadı olmaz..pır pır edicek.:)